21 Kasım 2017 Salı

Bir Başvuru TIKAMA Yolu olarak: OHAL İnceleme Komisyonu

Türkiye’de 20 Temmuz 2016 tarihinden bu yana yani yaklaşık 500 gündür Olağanüstü Hukuk(suzluk) ile yönetiliyor. OHAL kapsamında başta ihraçlar olmak üzere yüzlerce idari işlem, ulusal ve uluslararası hukuka tamamen aykırı bir şekilde uygulandı ve halen hukukilik denetiminden geçirilmiş değiller.

23 Ocak 2017’de yayınlanan KHK ile ihraç edilenler, kapatılan dernekler, sendikaların ve diğer kuruluşların itirazlarını değerlendirmek için bir komisyon kurulmasına karar verildi. Aradan aylar geçtikten sonra komisyon 14 Ağustos 2017 tarihi itibariyle başvuru aldı, 50 bin kişinin ihraç edildiği 1 Eylül 2016 KHK’sinden neredeyse 1 yıl sonra.
Kendisi de bir KHK ile kurulan komisyon 7 kişiden oluşacak, üyelerden üçünü başbakan, 1’ini adalet bakanı 1’ini içişleri bakanı 2’sini ise Hakimler ve Savcılar Kurulu atayacak denildi. Ancak Komisyon için atanan başkan daha sonra başka bir göreve atandığı için an itibariyle neye göre işlediği belirli olmayan bir komisyonumtrak yapı bulunmaktadır. Komisyonun kamuoyunu bilgilendirme görevi basın fısıltıları üzerinden halledilmektedir. Yüzbinden fazla başvuru için neye göre hangi yolun takip edileceği belirsizdir. Komisyonun inceleme süresi için bir sınır getirilmemiştir. Yüzbinlerce yurttaşın yaşamı keyfi bir şekilde nasıl işlediği belirsiz, kimin sorumlu olduğu belirsiz bir komisyona terkedilmiştir.
Komisyonun bir adil başvuru yolu olmadığı, hatta hak aram yolu olarak başvuru tıkama yolu olduğu aşağıdaki soruların cevaplarında görülecektir.
1-   Komisyon neden geç kurulmuştur?
2-  Kurulduktan sonra görevli heyetin ataması neden geciktirilmiş ve halen neden başsızdır?
3- Komisyonun işleyiş ilkelerinin neler olduğu neden kamuoyuna “bir düzenleme” ile açıklanmamaktadır. Örneğin komisyon “kanunsuz suç ve ceza olmaz” kanununu tanımakta mıdır?
4-   Komisyonun etkili işleyebilmesi için bir zaman planlaması yapılmış mıdır? Yüz bin dosyanın nasıl tüketileceğine dair ilgili kamuoyunun bilgi edinme hakkı yok mudur?
5-   Komisyonun vereceği kararlar hakkında Ankara İdari Mahkemelerine ve Danıştay’a itiraz edilebileceği düzenlenmiş. Zaten buralara yapılan başvurular neden durduruldu?
6-   Komisyon üyelerinin seçimi komisyonun işlerliğini zaten tartışmalı hale getirmemiş midir? Hangi üyesinin, tarafsızlık ve etkin çalışabilme şansı bulunmaktadır.
7-   Suç isnadında bulunanların vereceği belgeleri ve istihbari raporları dikkate alan komisyon suçlanan kişinin vereceği belgeleri neden kısıtlamıştır? Ne ile isnat edildiği belirsiz bir suçlamanın savunması nasıl olacaktır?
8-   14 Eylül 2017 tarihi itibariyle aylar geçmesine rağmen bir kişinin dahi dosyasının karara bağlanamaması nasıl açıklanabilir?
Bu durumda komisyondan adalet ummanın imkansız olduğunun bilinmesi gerekir. Tamamen ikili ilişkiler, referanslar ve şeffaf olmayan hukuk dışı yollara tevessülü işaret eden gidişattan bir adalet beklemek absürt olacaktır. Ve belli ki komisyonun kurulma nedeni adaletin sağlanması değil, davaların AİHM önüne gitmesini engellemek ya da geciktirmektir. Çünkü AİHM iç hukuk yolları tükendikten sonra başvuruları kabul edeceğini haksız bir şekilde deklere etmiştir. AİHM’in görmek istemediği gerçek; “komisyon bir başvuru yolu değil başvuru tıkama yoludur!
Bu adaletsizlik, TBMM’nin zaten hukuka aykırı olan bu KHK’leri sonuçlarıyla birlikte tamamen iptal etmesiyle mümkündür ancak. Bunun için önce TBMM’nin görev alanına hakim olması gerekmektedir. Bunun yolu da seçimdir. Meclis içtüzüğü gereği ya bu hukuksuz KHK'leri ret eder ya da AYM denetimine açar. 
Her İHRAÇ edilen kişi, AKP’nin bu adaletsizliği tüm seçmenlere duyurmalıdır. Benim ailem, akrabam, arkadaşım olduğunu söyleyen herkese çağrımdır. AKP’nin bu zulmüne son vermek için ilk seçimde AKP’ye oy Vermemeye çağırıyorum. Bugüne kadar değişik saiklerle oy verenleredir bu çağrım. Oy vermeniz bizlere yapılan zulmü onaylamanız anlamına gelmektedir[1]. Bizi adaletsiz ve hukuksuz bir şekilde ihraç edenleri meclisten adil bir seçimle ihraç ettiğimizde OHAL komisyonu gereksizleşecek…




2 yorum:

Adsız dedi ki...

Fanatik düzeyde AKP savunucusu olan akrabalarım "bunca öğretmen vs nin suçsuz yere ekmeğinden edilmesi..." ile başlayan cümleler kuruyorlar

Xebatist dedi ki...

İşin içine ekonomik kayıplar da giriyor. Ülke gerçekten geriye doğru çökertiliyor...

Öne Çıkan Yayın

DEM PARTİ MÜŞAHİDİ OL!

  İYİ BİR MÜŞAHİT NE YAPSA DAHA İYİ OLUR   İyi bir müşahit “müşahede altında olan ülkenin” tarihi seçiminde görev alacak sandık kurulu üyesi...